Hibe ve Destekler

Koordinatör

Uzm. Hakan ADANIR

 

Danışmanlar     

 

Uzm. Ömer CİNEL

Av Yücel SAVRUL

İnş.Müh. İsmail ÖZKAN

İnş.Müh. Meltem ÖZPEKER

Mimar Bülent ÖZKAYA

 

Yeni dünya düzeninde artan rekabet şartları, ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmeler ve müşterilerimizin yüksek beklentileri göz önüne alındığında işletmelerin içinde bulunduğu bu büyük havuzda pazar paylarını arttırmaları ve korumaları gittikçe zor hale gelmektedir.

İşletmelerin dış dünyayı ve kendi ülkelerinin ekonomik, teknolojik ve siyasi yeniliklerini takip etmek şöyle dursun bunlar gibi bir çok faktörle mücadele etmeleri gerekmektedir.

Etkin yatırım projeleri hazırlanırken çok yönlü projeksiyonlar yapılmalıdır. Projenin hazırlık ve uygulama aşamaları planlanırken, karlılık, verimlilik, başa baş noktası, yatırım geri dönüş süresi gibi birçok değer hesaplanmalı bu veriler ışığında projenin uygulanabilir olup olmadığına karar verilmelidir. AB adaylık sürecinde bulunan ülkemizde, yatırım projeleri başta olmak üzere birçok konu üzerinde yapılması planlanan çalışmalara destek olmak üzere farklı fonlar tesis edilmiştir. Bu fonların ana amacı ülkemizde AB standartlarında tesis ve uygulamaların hayata geçirilmesinin sağlanmasıdır.

Başta tarıma dayalı sanayi olmak üzere, birçok sektör, geliştirilen bölge planları kapsamında desteklenerek standartlarının iyileştirilmesi için odak noktasında tutulmaktadır. Ülkemizin sanayi gelişimine bakıldığında özellikle tarıma dayalı sanayide günümüzden 7-8 yıl öncesine kadar yatırımcılar, proje finansmanlarının tamamını öz kaynaklarından karşılıyorlardı. Bu durum yatırım geri dönüş sürelerini uzatıyor ve işletme maliyeti olarak ayrılması gereken fonlar üzerinde baskı oluşturarak yatırım uygulanabilirliğini sınırlıyordu. İhtisas bankacılığının yaygınlaşması ile belirli sektörlere yönelik yatırım kolaylıkları sağlanmaya başladı. Fakat yatırım projeleri için esas devrim, geri ödemesiz hibe programlarının başlaması ile gerçekleşti.

Yatırım değeri üzerinden % 50 ile % 80 arasında değişen oranlarda sağlanan bu geri ödemesiz destekler, ülkemizde yatırımcıyı cesaretlendirerek önünü açan uygulamalar haline geldi. Burada yatırımcının dikkat etmesi gereken en önemli konu ise yatırım konularına uygun, efektif hibe desteğini tespit ederek, seçilen programa doğru şekilde başvuru yapabilmektir. Bu konudaki deneyimimiz ile bu noktada yaptığımız analizlerde aşağıda listelemeye çalıştığımız eksik, zayıf ve dikkat edilmesi çok önemli yönler tespit ettik;

1- Yatırımcılar, yatırım konuları ile ilgili en doğru destek kaynağını tespit etmekte zorlanmaktadırlar. Bu nedenle başvurular yanlış kurumlara yapılmaktadır.

2- Yatırım detaylarında desteğe tabi olan ve olmayan yatırım harcama kalemlerine dikkat edilmemekte ve destek alınamayacak kalemler nedeniyle proje başvuruları geri çevrilebilmektedir.

3- Yatırım konusu, hazırlanan proje dosyalarında gereğinden fazla teknik bir dille anlatılmakta ve destek kararını verecek yetkililer tarafından anlaşılamadığı için düşük puan alarak elenmesine neden olmaktadır.

4- Proje dosyası hazırlamak için istekli olan bazı danışmanlar, hibe desteği alma sürecini olduğundan kolay gösteren pazarlama argümanları kullanmakta ve sürecin gerçeklerine hakim olamayan yatırımcılar, uygulamada birçok zorluk yaşamaktadır.

5- Hibe desteği vermek için görevlendirilen kurumlar, kendilerini yeterince iyi tanıtamamakta ve bürokratik zorluk çıkar endişesiyle yatırımcılar temkinli yaklaşmaktadır.

6- Hazırlanan proje dosyalarında yapılan teknik hatalardan dolayı gerek uygulama verimliliği azalmakta, gerekse sağlanabilecek hibe desteği azalmakta veya tamamen ortadan kalkmaktadır.

ArtıElli Group sizin için tüm bu koşulları bilen ve işletmelerin ihtiyaçları olan her şeye farklı açılarla bakıp yaklaşan bir gözdür.

HİBE DANIŞMANLIĞI

Proje tabanlı hibe destek programlarının tamamına proje üreten ve aynı zamanda kazanmak kadar önemli bir süreç olan uygulama safhalarında süreç danışmanlığı yapmaktayız.

TKDK

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Türkiye'deki varlık amacı AB ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan kaynakların Türkiye'de kırsal kalkınma programlarının uygulanmasına yönelik faaliyetlerde kullanılmasını sağlamak olan, 5648 sayılı “Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun” ile kurulan, 25 Şubat 2008 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilen, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Fonları ile desteklenecek Tarım ve Kırsal Kalkınma Programını (IPARD) uygulayacak olan kurumdur. TKDK Destekleri, var olan işletmelerinin gelişmesini sağlamak ya da yeni kurulacak olan işletmelerin Avrupa Birliği’ne uygun, en iyi verim alınabilecek şekilde, en yeni teknolojilerle üretim yapmalarına yardım amacıyla verilmektedir.

KALKINMA AJANSLARI

Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak suretiyle, ulusal kalkınma plânı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak üzere oluşturulacak kalkınma ajanslarının kuruluş, görev ve yetkileri ile koordinasyonuna ilişkin esas ve usûlleri düzenlemek ve sürekli gözden geçirmektir.

KIRSAL KALKINMA

Kırsal Kalkınma Programları da hibe amaçlı olup; tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımını yaygınlaştırarak; daha kaliteli ve pazar isteklerine uygun üretim yapılmasını sağlamak, çalışan üreticilerimizin işlerini kolaylaştırmak ve üretim maliyetlerini düşürerek uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir düzeye getirmek için makine ve ekipman alımının desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemekte ve öngörmektedir.

IPARD

Avrupa Birliği (AB) aday ve potansiyel aday ülkelere destek amacıyla 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğü çerçevesinde Katılım Öncesi Yardım Aracı’nı (Instrument for Pre-Accession Assistance- IPA) oluşturmuştur. IPA desteği beş bileşeni içermektedir. IPA’nın beşinci bileşeni Kırsal Kalkınma A.B. Ortak Tarım Politikası, Kırsal kalkınma Politikası ve ilgili politikalarının uygulanması ve yönetimi için uyum hazırlıklarını ve bu kapsamda politika geliştirilmesini desteklemektedir.